<center>Sistem Tarayıcınızı Tanıyamadı Sitede Sorun Yaşayabilirsiniz!!! Lütfen Bu Durumu Site Yönetimine Bildirin</center><?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Suluova Güncel Haber - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.ikincikat.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>info@ikincikat.com</webMaster><copyright>Copyright (2oo6-2oo9 © Copyright Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz Alıntı Yapılamaz.</copyright><language>tr-TR</language><item><title>Finalin Adı: EVET</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=90</link><description> Son birkaç aydır referandumla yatıp-kalkan bir millet olduk ve sonuca kilitlendik. Evet mi! Hayır mı! derken HAVET’çi olduk neredeyse. Bu oylama partilerüstü bir oylamaya dönüşmeye başladı. Bu referandumu normal seçim sürecinden ve işleyişinden ayırıyoruz.Neden derseniz? Fikirlerin yarıştığı bir oylama olması dolayısıyla, toplumun eğitim ve kültür düzeyinin yükseldiğini görmek mümkün ve bunu önemsiyoruz. Her ne kadar içeriği tam olarak araştırılmadan sandığa gidiliyor olsa da yapılan propagandalar fikirlerin netleşmesini ve sonucun yönünü belirliyor. Peki oylamasını yapacağımız anayasa değişikliklerine şöyle bir göz atacak olursak öne çıkan başlıklar şöyle; * Memurlara Toplu Sözleşme Hakkının veriliyor olması. * Savaş hali haricinde asker olmayanların Askeri Mahkemelerde yargılanamaması. * Askerlere sivil yargı yolunun açılması.*Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanlarının görevleriyle ilgili işledikleri suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanması.* YAŞ Kararlarının yargı denetimine aç...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 74</category><pubDate>16.08.2010 08:21:11</pubDate></item><item><title>RAMAZAN</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=89</link><description>RAMAZAN Her yıl olduğu gibi,bu yılda mübarek Ramazan ayına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz.Bizler için,önemli günler,önemli,haftalar,önemli aylar,yıllar vardır.Gerek dini,gerek ulusal anlamda bu günleri bizler anlamlı kıldığımız gibi,Allah’ın(c.c) anlam verdiği günler vardır,elbetteki yara danamızın anlamlı kıldığı bu günleri anlamına uygun değerlendirmek önemlidir.İşte Ramazan ayı böyle bir ay,Ramazan ayı Müslüman’ın hizmet içi eğitim,insan bedeninin bakım ayı,tıpkı aracınız gibi,vücudunuz da bakıma gereksinim duyar,bir yıl boyunca çalışan mekanizmayı dinlendirmek gerekir,insan kendi iradesiyle beceremediği bu bakım işini,Ramazan ayı sağlıyor.Ramazan ayı nefis terbiyesini sağlayan çok önemli bir işlevi var.Oruç bir aç kalma durumu değildir,oruç ibadeti içerisinde bir çok duyguyu yaşatan bir ibadettir.Oruç dayanışmadır,oruç sevgidir,oruç sevinçtir,heyecandır,komşuluktur,yokluktur…bu duyguları herkes farklı farklı yaşar. Allah (c.c) nasip ederde yaşarsak,Ramazanda yaşayacağımız günler ma...</description><author>tema</author><category>Okunma: 54</category><pubDate>11.08.2010 18:11:05</pubDate></item><item><title>Doğruluk</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=85</link><description> Son yıllarda toplumda en fazla eksikliğini duyduğumuz şey doğruluk kavramı.Doğruluk sözcüğü içerisinde,doğru konuşmak,doğru davranmak,doğru ilişkiler,doğru ticaret,doğru ibadet,doğru yönetim,doğru iş…gibi sayacağımız bir çok şeyi bu kavram içerisinde anlatabiliriz.Bu kadar geniş bir kavramı ne kadar anlayabilir, ne kadar anlatabiliriz.Sağlam ve sağlıklı bir toplumun oluşması işte bu kavramın toplumda yer etmesine bağlı.Günümüzde yaşadığımız olumsuzlukların temelinde,doğruluğun egemen olmamasıdır.Doğruluğun olmadığı yerde güven sorunu vardır,doğruluk konusunda şüpheye düştüğümüz yerde kişi ve kurumların saygınlığı da zedeleniyor. Günümüzde yaşananlara bir bakın en üst makamdan,en alt makamlara kadar olan yerlerde çalışanların tavır ve davranışlarına,sanki bu toplumun bir parçası değillermiş gibi davranıyorlar ve hep şu mantık egemen,hep başkasını eleştirerek,bir başkasının düzelmesini bekleyerek,yada bir benle ne çıkar,bana kadar…gibi bir sürü yanlış davranış ve düşünceler.Her şeyi önc...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 43</category><pubDate>06.07.2010 14:37:33</pubDate></item><item><title>BAKMAK VE GÖRMEK AYNI ŞEYMİ SİZCE???</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=83</link><description>Bakmak ve görmek aynı şey mi sizce? Bence değil… Baktığımız her şeyi görür müyüz? Bence göremeyiz çünkü; Bakmak sadece gözle olur, Ama ya görmek öylemi? Değil tabiî ki… Görmek aklın, kalbin ve gözün hepsinin devreye girmesiyle olur. Baktığımız şeyi sadece anlatabiliriz… Gördüğümüz her neyse onun hakkında yorum da yaparız. Bakmak geçici olarak yaptığımız gayri ihtiyarı bir harekettir. Görmek ise bilinçli olarak yaptığımız görürken seçici davrandığımız bir olaydır. Çevremizde olan çoğu şeye bakarız ama görmeyiz… Görmek için bakmadığımız için sadece bakarız, göremeyiz. Bazen dikkat etmediğimiz için, bazen de görmek istemediğimiz için görmeyiz. Bakmak istem dışı bir hareketken, görmek irademizle yaptığımız bir davranış biçimidir. Bazen bakarız, bakarız görmeyiz… Esasında görmek istemeyiz.. Bu bazen hayatın gerçeğidir… Bu bazen yaptığımız yanlıştır… Bazen de çok çok kızdığımız bir arkadaştırJ Bazı insanlarda görüş açısından göremez… Baktıkları yer yanlıştır, yanlış açıdan bakarlar hayata… Y...</description><author>RArabaci</author><category>Okunma: 152</category><pubDate>29.06.2010 15:49:00</pubDate></item><item><title>Bu Vatan Kimin?</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=82</link><description>Bu vatan, toprağın karabağrındaSıradağlar gibi duranların mı?Bir tarih boyunca,onun uğrundaKendini tarihe verenlerin mi? Yoksa bize aitmiş gibi gözüken aşağıdaki kuruluşların, peşkeş çekildikleri ülkelerin mi?Türk telekom,Arap'ınTelsim İngiliz'inKuşadası limanı İsrailli'ninİzmir limanı Hong Kong'lununAraç muayene işi Alman'ınBaşak sigorta Fransız'ınAdabank Kuveytli'ninİETT garajı Dubailî'ninAvea Lübnanlı'nınPetkim ? Ermeni'ninRakı Amerikalı'nınFinansbank Yunanlı'nınOyakbank Hollandalı'nınDenizbank Belçikalı'nınTürkiye Finans Kuveytli'ninTEB Fransız'ınCbank İsrailli'ninMNG bank Lübnanlı'nınAltarnatifbank Yunanlı'nınDışbank Hollandalı'nınŞekerbank Kazak'ınYapıkredi'nin yarısı İtalya'nınTürkcell'in yarısı Finli'nin Rus'unBeymen'in yarısı Amerikalı'nınEnerjisa'nın Avusturyalı'nınGaranti'nin yarısı Amerikalı'nınEczacıbaşı İlaç,Çek'inİzocam,Fransız'ınTGRT (FOX)Amerikalı'nınDemirdöküm Alman'ınDöktaş Fransız'ınve süper fm Kanadalı'nınBu vatan bizim mi onların mı daha iyi anlayabilmek için tari...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 367</category><pubDate>03.06.2010 07:31:21</pubDate></item><item><title>Gitmek mi zor? Kalmak mı?</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=81</link><description>Bu aralar bulunduğum ortamdan uzaklaşmak, uzaklara gitmek istiyorum. Çok uzaklara… İnsanın içini kaplayan bu isteğin yanı sıra ‘Gitmek mi, kalmak mı’ ikilemi kurcalıyor aklımı… Mevsimin tam ortasındayız, baharı yaşıyoruz diye mi nedir, bahar simgelerinden biri olan hareketlilik baş gösterdiği için midir yoksa hayat şartlarından mı bilinmez ama gitmek isteği, gün geliyor karşıma dikiliyor. Çoğu zaman çıkmaza sokup, bazı soruları da beraberinde getirerek... Siz hiç gitmek istediniz mi? Çok uzaklara ya da bilmediğiniz yerlere… Yollara ya da özlemini duyduğunuz yerlere emanet etmek istediniz mi kalbinizi ve kendinizi? Büyük çoğunluğun içten bir ‘Evet’ diyerek cevap verdiğini tahmin edebiliyorum. Tahmin edebiliyorum çünkü kiminle konuşsam bu aralar ‘Her şeyi bırakıp başka bir yere gitme isteği’nden bahsediyor. Hayatından hoşnut olan yok. Hemen hemen herkes gitmek, uzaklaşmak istiyor bulunduğu ortamdan. Mutlu olan da mutsuz olan da… Mutsuz olanın gitmek istemesini anlıyorum da mutlu olanın (...</description><author>RArabaci</author><category>Okunma: 236</category><pubDate>14.05.2010 13:08:50</pubDate></item><item><title>KASET, MASET; GÖRÜNTÜ, MÖRÜNTÜ</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=80</link><description> CHP Genel Başkanı Deniz Baykal hakkında bir görüntü düştü internet sitelerine. Partisine mensup bir kadın milletvekiliyle uygunsuz vaziyetler, falan filan. Detaya gerek yok; kimin kiminle ne yaptığı, bizi ilgilendirmez. Zaten derdimiz kimseyi rencide etmek de değil. 72 yaşındaki bir siyasi liderin bu hallere düşmesi zaten yeterince yaralayıcı. *** Bir siyasi liderin özel hayatının gizlice kaydedilmesi, ortalığa saçılması en az o görüntülerin içeriği kadar, hatta belki daha fazla ahlaksızlıktır. Kanunen de suçtur. Ama böyle deyip geçebilir miyiz? Baykal herhangi biri değil. Türkiye’nin en önemli partilerinden birinin, kendini devletin sahibi olarak algılayan CHP’nin genel başkanı. Son dönemde ülkemizin geleceğini doğrudan ilgilendiren birçok düzenlemenin ne şekilde hayata geçirileceğinde ya da hiç hayata geçirilemeyişinde CHP’nin etkisi dikkate alındığında, şu sorular önem kazanıyor: Bu görüntüleri, kim, ne amaçla kaydetmiştir? Bu kayıt, yıllar sonra neden ortaya çıkarılmıştır? Daha da...</description><author>selahattinserce</author><category>Okunma: 843</category><pubDate>07.05.2010 23:11:00</pubDate></item><item><title>Rahatsızlık Niye</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=79</link><description>Arap dünyasında dilden dile dolaşan bir fıkra anlatacağım. Mısır devlet başkanı hüsnü mübarek ve yardımcısı arasında geçen bu fıkra çok şeyler anlatıyor aslında.Gazeteci yazar Nuh GÖNÜLTAŞ ın MısIr ziyaretinde duyduğu bu fıkra şöyle;Hüsnü Mübarek yardımcısına sorar;ben mi büyüğüm Nasır mı büyük?.Yardımcısı ;siz büyüksünüz efendim der.neden ben büyüğüm diye sorar. Hüsnü Mübarek; Nasır İsrail den korkardı siz korkmuyorsunuz der.Tekrar sorar;ben mi büyüğüm Enver Sedat mı büyük?.Siz büyüksünüz efendim der yardımcısı.Neden ben büyüğüm diye sorar Mübarek.Enver Sedat ihvan ı Müsliminden korkardı,siz korkmuyorsunuz efendim der.Hüsnü Mübarek işi iyice azıtır.sorar yardımcısına;ben mi büyüğüm HAZRETİ ÖMER mi? diye sorar.adamcağız öyle bir cevap verir ki;efendim siz büyüksünüz.neden ben büyüğüm diye sorunca yardımcısı;efendim HAZRETİ ÖMER Allah tan korkardı siz korkmuyorsunuz der.Zat ı muhteremi tanıyorsunuz,isim vermeyeceğim ,ama siz onu çok iyi tanıyorsunuz.Şimdilerde ERDOĞAN karşısın da erkekl...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 392</category><pubDate>27.04.2010 13:50:22</pubDate></item><item><title>To be or not to be </title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=78</link><description>Olmak ya da olmamak, işte bütün sorun bu!Düşüncemizin katlanması mı güzelZalim kaderin yumruklarına, oklarınaYoksa diretip bela denizlerine karşıDur, yeter demesi mi?Ölmek, uyumak sadece!Düşünün ki uyumakla yalnızBitebilir bütün acıları yüreğin,Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü.Çünkü, o ölüm uykularındaSıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısındanNe düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.Bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan.Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesineSevgisinin kepaze edilmesineKanunların bu kadar yavaşYüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesineKötülere kul olmasına iyi insanınBir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?Kim ister bütün bunlara katlanmakAğır bir hayatın altında inleyip terlemekÖlümden sonraki bir şeyden korkmasaO kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünyaÜrkütmese yüreğini?Bilmediğimiz belalara atılmaktansaÇektiklerine razı etmese insanları?Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:Düşün...</description><author>RArabaci</author><category>Okunma: 136</category><pubDate>26.04.2010 11:57:12</pubDate></item><item><title>PAKET NEYİ PAKETLİYOR?</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=77</link><description>Bir zamanlar bir kadı varmış. Kadı Karakuş. 11. yüzyılda yaşadığı söylenir. Verdiği akıllara zarar kararlarla bilinir. *** Bir gün uzun sakallı iki kişi köse bir adamı Karakuş'un huzuruna getirip şikayetçi olur: - Efendim bu herif bizim sakalımızı yoldu. Karakuş şöyle bir düşünüp, hükmünü verir: - Bu adamın sakalı gelinceye kadar her üçünü de zindana atın. Suçlunun sakalı gelince müştekilerde onun sakalını yolsun. *** Karakuş'un huzuruna iki adam getirirler. Birinin diğerinin gözünü çıkardığını söyleyip, şikayet ederler. Kadı Karakuş kısasa karar verir ve zanlının da gözünün çıkarılmasını emreder. Karakuş’un adamları telaşla araya girer: - Aman efendim, bu bizim konağın terzisidir. Gözsüz kalırsa sizin kaftanlarınızı kim diker? Karakuş hükmünü değiştirir: - Kale kapısının dışında bir avcı var. Bunun yerine onun gözünü çıkarın. Avcıya bir tek göz yeter. *** Bunlar, Kadı Karakuş’un verdiği, akla, hikmete, hukuka uymayan zalimane kararlardan sadece ikisi. Karakuş diye biri gerçekte yaşadı...</description><author>selahattinserce</author><category>Okunma: 93</category><pubDate>24.04.2010 22:19:36</pubDate></item><item><title>Hayırlı Uğurlu Olsun</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=75</link><description>Bir şehrin güzel görünmesinde en büyük etken o şehrin İmar ve yapılaşmasından geçiyor. İnsanlar tanımadıkları bir şehirden geçtiklerinde ilk gözlerine çarpan durum o şehrin binaları oluyor. İlçemiz bazı düşüncelere göre yaşanılabilir bir şehir değil. Ben bu fikre katılmıyorum. Çünkü; Artık ilçemiz gerçek bir şehir görünümüne bürünüyor. Ayrıca ilçemizde hayat çok ucuz, hele birde bunun yanında şehir hayatını ve verdiği bunalımı sevmeyen kişiler içinde ilçemizde çok güzel alanlar mevcut durumda. Belediyemiz bu konuda çok hassas ve doğru kararlarla ilçemizin daha da güzel bir şehir olması için çalışmalarına her gün bir yenisini ekliyor. TOKİ seneler öncesinde ilçemizde ilk çalışmasını bitirdiğinde gerçekten ilçemizin görünümü birden bire değişmişti. ve yine 2. etap TOKİ konutları ile ilçemize 600 adet konut inşası için karar alındı ve bunların yerleri belirlendi. Aylardır takip ettim ve sürekli olarak Kent Konseyinin Toplantılarına katılarak bu konu hakkındaki görüşleri dinledim. Gerçekte...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 336</category><pubDate>07.04.2010 22:56:21</pubDate></item><item><title>Medyatik Hayatımız</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=74</link><description> Bir ülkeni sahip olduğu üç önemli gücü vardır. Bunlar ekonomi teknoloji ve medya. Bu üç güç doğru ve gerektiği biçimde kullanılırsa eğer ülkenin gelişimi o derecede yükselişe geçer.bu haftaki yazımda medyanın günümüzdeki durumu, nasıl ve ne şekilde kullanıldığı ülkemize getirdikleri ve götürdükleri hakkında birkaç gözlemimi paylaşacağım.Evet ülkemizde şüphesiz ki basının önemi medyanın takip edilebilirliği önemli derecede yüksek. Basın ve medya bilindiği üzere hür ve sansürsüz olmalıdır. Basın ve medyanın önüne engeller ve sorunlar çıkarılmamalıdır. Evet, bunlar medyanın hak ve özgürlükleri.Ama günümüzde görüyorum ki medya ve basın görevini ve amacını unutmuş tamamen siyasi çekişmelerin arasında kalmıştır. İnsanlar televizyonlarını açtıklarında akşam haberlerine neye uğradıklarına şaşıyorlar. Bir kanal açılıyor izlenen haberde bir olay çok vahim olarak açıklanıyorken izleyici kanalı değiştirdiğinde aynı haber diğer kanalda iyi bir olay gibi anlatılıyor. Her gün bu tür haberlerle onlar...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 70</category><pubDate>31.03.2010 01:58:14</pubDate></item><item><title>Ah Koca Reis Ah!</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=73</link><description>Tam bir yıl oldu aramızdan ayrılalı…Sen Keş Dağlarında üşürkenBiz aşağılarda yandıkça yandık.Gidişin zamanlı mı zamansız mı oldu?Onu bilemem Allah bilir ama;Sen gittikten sonra çok şeyler değişti.Fikir bozuldu, zikir bozuldu, ağız bozuldu, dudak bozuldu, dil bozulduAh Koca Reis ah… !Hani derdin ya.Dik duracağız düz yürüyeceğiz.Yok, Koca Reis yok… !O dik durmak düz yürümek sana yakışırmış.Bizim derinlerde işimiz olmaz derdin.Birilerine rağmen halkımızla, Anadolu insanımızla, bu ülkeyi yöneteceğiz.Ama olmadı Koca Reis olmadı… !Sen derinlerden, çukurlardan uzak dururken;Yükseklerde yakalandık sistemin çakallarınaAh Koca Reis Ah… !Sen birilerini sistemin çakallarından kurtarırken,O birileri senin için kılını bile kıpırdatmıyorlar.İnsana en çok bu koyuyor Koca Reis… !Onlar ne mi yapıyorlar?Ne yapacaklar Koca Reis,Açıla açıla bir hal oldular.Bir türlü kapanamıyorlar.O birilerinin açılım sevdalarından‘’HABUR’’u öğrendik.‘’TABUR’’u öğrendikVe ‘’SABIR’’ı öğrendik.Ah Koca Reis Ah... !Bu gidişle ...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 548</category><pubDate>29.03.2010 20:55:08</pubDate></item><item><title>'Vatan Sağolsun' Dediler</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=72</link><description>ÇANAKKALE! Bir milletin toprağına olan aşkı… Bağımsızlık ve Hürriyet için tek bilek tek yumruk bir millet.Hangi millet, hangi devlet bu kadar azimli, kuvvetli, cesur ve toprağına aşık olabilirdi ki… Bu aşk bu sevda uğruna ne destanlar yazıldı, ne insanlar şehit düştü. Kimisi kolunu verdi kimisi bacağını kimisi gözünü verdi kimisi canını, kimisi oğlunu şehit verdi, kimisi eşini ama hepsi bir yürekten tek cümle söylediler. “VATAN SAĞOLSUN”Vatanın sağ olması için, toprağımızın bağımsız ve var olması için, insanlarımızın ve geleceğimizin hür ve özgür olması için binlerce insanımız; dedelerimiz, analarımız, genci yaşlısı hatta daha 15 yaşındaki körpe fidanlarımız bu sevda uğruna gözlerini dahi kırpmadan cephelerde bizler ve özgürlüğümüz için can verdiler.O tarihlerde işgal kuvvetlerinin kısa sürede zafer gözüyle baktıkları Çanakkale’de tarih, Türk insanının azimli destanı için gün sayıyordu adeta. Savaş başladığında işgal kuvvetleri resmen şaşkınlık ve hezimete uğramışlardı. Türk insanının ...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 98</category><pubDate>22.03.2010 09:06:47</pubDate></item><item><title>Aynı Gemideyiz</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=71</link><description>Geçen yazımda da belirtmiştim zor günlerden geçiyoruz. Millet olarak kutlu günlerimizin doğum sancısını çekiyoruz. Gelecek kuşaklara daha iyi bir Türkiye bırakabilmenin çabası içinde. Bu yazımda halk arasında ki kafa karışıklıklarını sorgulamak istiyorum.Vatana hizmet etmiş, daha önceleri büyük görevlerde bulunmuş, rütbesi yüksek kocaman kocaman adamlar, gözaltına alınabilir mi? Neden olmasın. Kanunlar sadece, taksi şoförüne, dana çobanına, sade vatandaşlara uygulanacaksa o kanun kanun değildir. Yıllardır neyi tartışıyoruz. Hukukun üstünlüğü hakim olsun diye uğraşmıyor muyuz? Fakat bazı yorumcular ve köşe yazarlarımız topluma üstünlerin hukukunu empoze etmeye çalışıyor. Sade vatandaş suç işleyebilir de, Orgeneral işleyemez mi? Melek mi ki bu adamlar suç işlerler ise tutuklanamaz mı? Bal gibi de göz altına alınabilir ve tutuklanırlar. Hukuk karşısında herkes eşittir. Yıllar önce Mehmet Şevket EYGİ’nin bir makalesini okumuştum. Demokrasi uygulamalarıyla ilgili şöyle diyordu. Demokrasiler...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 99</category><pubDate>17.03.2010 10:36:31</pubDate></item><item><title>Neler Kaybettik</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=70</link><description>Yıllar öncesinde persler ve mısır arasında bir savaş yaşanır. Persler galibiyetlerinden çok emindirler ve savaş başlar. 40 gün 40 gece süren savaştan Persler galip çıkar ve Mısır düşer. Bu sonuçla yetinmeyen Pers Kralı Mısır’ın bütün ordusunu ve Kraliyet üyelerini esir alarak bir meydana toplar. Mısır Kralını yanına getirttirir ve bu acı tabloyu izlemesini ister. Önce süngüsü ve silahları alınmış ordusu geçer iteklenerek esirce bir görüntü ile. Persler bu durumdan çok mutluluk duyarlar. Ama Mısır Kralı Hiç bir şey olmamış gibi sakin bir tavırda durumu izler, sanki o ordu kendi ordusu değilmiş gibi. Daha sonra Kralın kızı sürüklenir meydanda bu da kralı rahatsız eden bir durum değildir. Gayet soğukkanlılıkla izlemektedir olayları, Sanki o kişi kendi kızı değilmiş gibi… Daha sonra Kralın oğlunu getirirler ve darağacına çıkarır idam ederler oracıkta. Kral yine sessiz ve sakindir, sanki idam edilen kendi oğlu değilmiş gibi… Ve en sonunda kralın hizmetçisi zincirlenmiş bir şekilde götürülür...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 77</category><pubDate>12.03.2010 10:34:09</pubDate></item><item><title>Biraz Samimiyet Lütfen !</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=69</link><description>Gülelim de boşa gitmesin. Dünya Kadınlar Günü diye bir gün varmış. Allah Allah. Hayret edilecek bi durum. Cidden böyle bir gün neden vardır ya da ne için gündeme getirilir. İnanın hiç anlamam bu işlerden.8 Mart Kadınlar Gününü ilk kez üniversitede iken iki farklı görüşün öğrencilerinin sopalı kavgalarından öğrendim. Bir sabah okulun bahçesinde dağıttıkları bildiriye karşılık, karşılıklı sloganlarla başlayan gerginliğin kavgaya dönüştüğü bir ortamda tanıdım bu günü ve bugünün önemini. Tabi kimlerdi bu günü hafızana kazıyan diye soracak olursanız elbette tahmin etmeniz çok da zor olmasa gerek. 12 Eylül öncesinin düşman, bugünün ise canciğer kuzu sarması kardeşleri. Zamanın bize neler öğrettiği hepimizin malumu. Geçmişten ders alıp tarihi tekerrür ettirmenin de artık anlamı olmasa gerek. Umarım böyle olur.Kız çocuklarının diri diri gömüldüğü bir medeniyetsizlikten, “Cennet Anaların Ayağının Altındadır” medeniyetine uzanan kutlu bir yolun müntesipleriyiz. Kadına olan saygıyı ve sevgiyi sad...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 384</category><pubDate>08.03.2010 10:54:00</pubDate></item><item><title>AYNI TAS, AYNI HAMAM</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=68</link><description> Aynı tas aynı hamam !!!!! Evet arkadaşlar aynı tas aynı hamam Lügatta manası ; “Mevcut durumda hiçbir şeyin değişmediğini” anlatan bir deyim. Hikayesine gelince biraz farklı;VaktiyleEdirne'de vakıf malı olan harap bir hamam varmış.Bakımsızlıktanmiskin ve berduşların esrar tekkesi haline gelmiş.Fakat bulunduğu yer kıymetli olduğundan, vakıflar heyeti bu hamamı yeniden yaptırmaya karar vermiş.Ustalarişe başlamış.Eski hamamın, temele kadar yıkılması ve yeniden yapılması gerektiği ve buna göre masrafı hesaplandığı halde, ustabaşı bir kurnazlık düşünmüş. harap hamamı hiç yıktırmadan, şurasını burasını sıvatmış, ufak tefek bazı ilaveler yapmış ve bu arada inşaat için ayrılan binlerce altını da, vezneden taksit taksit çekmiş. Hertarafını bir güzel boya ve badana yapmış. Sonunda da; “inşaat bitti, hamam yapıldı, buyurun teslim alın” demiş.Hamamı teslim almaya giden heyetse durumu anlamış.Heyetten açıkgöz bir üye, halvetleri, külhanı ve izbe yerleri gezerken, eski hamam zamanından kalma bir de...</description><author>RArabaci</author><category>Okunma: 359</category><pubDate>04.03.2010 08:27:46</pubDate></item><item><title>BAŞLARKEN......</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=67</link><description>Evet sevgili SULUOVA'lı hemşerilerim bundan sonra ilçemizin önemli web haber sitesi olan sitemizde de yazılarımı paylaşacağım çok yakında görüşmek ve yazılarımı paylaşmak üzere hoşça kalın saygılar sevgiler her şey gönlünüzce olsun.... (REA)......</description><author>RArabaci</author><category>Okunma: 77</category><pubDate>03.03.2010 17:19:00</pubDate></item><item><title>Yeni Anayasa Şart</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=65</link><description>Sevgili dostlar uzun bir aradan sonra yine sizlerleyim. Bir daha yazmayacağım diyordum arkadaşlarıma, ama olmadı. Dayanamadım yine yazmaya başladım.Cumhuriyet tarihinin en önemli günlerini hep beraber merak içinde izliyoruz. Devrim niteliğinde yasalar çıkarılıyor. Yıllardır hesap verme alışkanlığı olmayanlar apar topar kanun karşısına çıkarılıyor. Bazılarına travma yaratan bu olaylar hayırlara vesile olacak inşallah. Kendilerini layüsel görenler,devletin sahibi biziz. Cumhuriyeti biz kurduk diyenler. Bir sabah ansızın karşısın da polisi görünce, ben nerede hata yaptım şarkısını söylemeye başlıyorlar. Son sekiz yılda AK PARTİ iktidarıyla Türkiye’miz de çok şeyler değişti. Ezberler bozuldu. Demokrasi rayına oturmaya, insan hak ve özgürlükleri uygulanmaya başlandı. Kimsenin cesaret edemediği, aklının ucundan geçiremediği adımlar atıldı. Sivilleşme adına MGK genel sekreteri bir sivile verildi. EMASYA protokolü kaldırıldı. 12 eylül askeri vesayet rejiminden kalan birçok despot yasa tedavüld...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 126</category><pubDate>01.03.2010 21:25:59</pubDate></item><item><title>Yeni Yıla Girerken</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=63</link><description> Ve ömrümüzden geçip giden bir yılın sonuna daha gelmiş bulunuyoruz. Bununla birlikte ömür ağacını budayıp duruyoruz. Geriye neyimiz varsa sonbaharın dökülen yapraklarıyla beraber süpürüp gidiyoruz. Seneler ne de tez gelip geçiyor. Daha dün gibi sayacağımız çocukluk yıllarımızdan gençliğe doğru emin adımlarla yürüyen ve akabinde yolun yarısını geçmeye hazırlandığımız şu günleri de, ilerleyen dönemlerimizi de dün gibi hatırlar oluruz. Hele ömrünün son dönemlerini yaşayanlarımız için ise hayat mücadeleleriyle geçen bir ömür. Dün geçti… yarın ise meçhul, gün ise yaşadığın bugün diyerek geleceğe dair planlar yapalım. Bu dünya bir sultana çok, iki sultana ise az diyebileceğimiz kadar da küçük. En fazla yaşasan ne kadar yaşayabileceksin ki! Sonunda ölümle başlayan yeni ve sonsuz bir hayat. Yaptıklarının ve yapamadıklarının, yapman gerekirken yapmadıklarının ya da yapmaman lazımken lüzumsuzca işlediklerinin hesabını vereceğin o gün. Gün be gün yaklaşıyor. Hem de koşar adımlarla. Önemli olan s...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 145</category><pubDate>31.12.2009 23:53:12</pubDate></item><item><title>YGS,LGS ve Kat Sayı Tartışmaları</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=62</link><description>ÖSYM Başkanlığı tarafından açıklanan bilgilere göre önceki ismi ile bildiğimiz ÖSS sınavında köklü değişikliklere gidiliyor.Yeni sistemi özetlemek gerekirse eğer; iki aşamalı bir sınav bekliyor öğrencilerimizi. Nisan ayında yapılacak olan ilk sınavda öğrenciler önceki sınavın 1. kısmı ile karşılaşacaklar. Yani 1. bölümle hemen hemen aynı konular olacak ve bu sınavda öğrenciler önlisans ve açık öğretim bölümlerine girmeye ve 2. aşama sınavlarına girmeye hak kazanacaklar. İkinci aşamada ise yine öğrenciler haziran ayında yapılacak olan 4 ayrı sınava tabi tutulacaklar. Say2 söz2 ea2 ve Dil (yabancı dil) sınavlarına ayrı ayrı girecek öğrenciler bu sınavlarda eski sistemin ikinci bölümünde olan konulara tabi tutulacak ve aldıkları puanlara göre lisans programlarına girmeye hak kazanacaklar.Evet sınav yüzeysel olarak bu şekilde olacak. Fakat önemli olan ve yıllardır gündemde olan Kat Sayı Eşitsizliği konusu yine gündemde. Danıştay ve YÖK arasında son günlerde gördüğümüz üzere bir çelişki yaş...</description><author>anahtar</author><category>Okunma: 539</category><pubDate>20.12.2009 17:05:48</pubDate></item><item><title>BİR PROJEM VAR</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=61</link><description>Yıllardan beri süre gelen bir istek ve özlemle beklediğim tabii olarak doğduğum ve büyüdüğüm yer olan Suluova’mın büyük bir şehir olması. Tabiî ki bu ne istekle ne özlemle gerçekleşecek bir şey değil. Bunun için herkesin, Suluovalının, işadamlarımızın gencimizin yaşlımızın çalışması gerekiyor. Sadece oturup “ne olacak bu Suluova’nın hali” demekle çözülmüyor. İlçemizde son yıllarda süregelen bir nüfus kaybı yaşanıyor. Bunun çeşitli sebebleri var. Bunların başında işsizlik ve ekonomik sorunlar geliyor. Bu problem için Belediyemiz ve diğer ilgililer proje üretiyorlar. Ama hep eksik kalan birşeyler oluyor. Ne mi eksik olan şey: Suluovalı olma bilinci… kimi doğusundan, kimi batısından, kimi kuzeyinden, kimi de güneyinden gelip yaşamını sürdürüyor bu memlekette. Sorduğunda hiç biri ben Suluovalıyım diyemiyor. Dese bile Suluova için yaptığı bir şey bulmak çok zor. Hep kendi ve yaşamak için bir şeyler yapmış. İlçemiz için yaptığı bişi yok. Hani bu aralar meşhur bir cümle varya; “Simit Al Türki...</description><author>objektif</author><category>Okunma: 119</category><pubDate>09.12.2009 00:17:47</pubDate></item><item><title>SULUOVA</title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=60</link><description>Suluova… Yazları halkının gayretle ve alın terleri ile çalıştığı kışları ise suskun ve sakince yaza hazırlık yapan şirin bir ilçe. Emeğin ve alın terinin en nadide örneğini oluşturur halkı. Toprağı hiçbir zaman sahibine küsmemiştir. Üstüne damlayan her bir alın terinin karşılığını vermiştir sahibine. Bu şirin kentte yaşayan halk toprağını taşını sıkarak geçimini sağlamayı becermiştir. Gençlerimiz ise anne ve babalarının gayretli alın terleri ve gelecekleri için okumuşlardır. Eğitimlerini sürdürürken ailesine yardım etmek için bir nebze olsun masraflarını karşılamak için soğan tarlalarında, pazarlarda ve birçok alanda onlarda alın terini katmışlardır hayatlarına. İlkbahar geldiğinde toprağı bir altın gibi değerlenir. Yeşillik kaplar koca bir ovayı. O endamlı hayatın kaynağı olan Akdağ’ın eteklerinde ummalı bir hareket ve umutlar yeşermeye başlar. Toprak artık kış uykusundan uyanarak güneşe döner yüzünü. Gülümser sahibinin yüzüne sadık bir tebessümle. Umutlar ve gelecek ekilir toprağına ...</description><author>objektif</author><category>Okunma: 150</category><pubDate>17.11.2009 16:51:00</pubDate></item><item><title>Bu Yıl Farklı Kurbanlaşalım </title><link>http://www.ikincikat.com/KoseYazi.asp?kose=goster&amp;kosene=59</link><description>Kurbana dair ilk yazmak istediğimde hislerim biraz daha duygusallaşırken, söyleyeceğim sözler ise ilmek ilmek düğüm olup boğazıma diziliyor. Yaşadığımız coğrafyada hiçbir sıkıntımız olmamasına rağmen oysa İslam Alemine baktığımızda aynı ortak güzelliği yaşayamadığımızı görmek inanın insanı derinden yaralıyor.Hepimiz bayramı sabahı bayram namazına gidip idrak etmeyi akabinde camiye gelen kardeşlerimizle bayramlaşmayı ve sonrasında aldığımız kurbanlıkları Cenabı Hakk’ın rızasını umarak kesmeyi, fakir ve fukaranın da hakkını ayırıp kendilerine teslim etmeyi düşler ve yaşarız. Yıllar boyu da hep böyle gelir ve devam eder bayram anlayışımız. Yaradanımıza yakınlaşma ve onun rızasını kazanma yolunda yaptığımız bir ameliyedir kurban kesmenin adı. Bu doğrultuda ilk kurban, Hz.İbrahim’in Hz.İsmail’i kurban etmeye yönelik yaklaşımının bir sonucu olarak Cenab-ı Hakk’ın eşrefi mahluk olan insanoğluna hizmet olarak sunduğu hayvanattan belirli kıstaslarıyla verilen hediyesi oldu. Ve yıllar yılı da bö...</description><author>DarulErkam</author><category>Okunma: 208</category><pubDate>10.11.2009 13:36:54</pubDate></item></channel></rss>